21/3/2008 -
Anlamak |
|
Ekmek hamurundan, pişirsen pasta Biri yer, diğeri “hile”yi anlar Basiret yorgunsa, sanmayın hasta Dost görüntüsünde, “sille”yi anlar
Yüzde yüz katıksız, yazmak isterdim Sevdaya ulaşmaktır asıl derdim Bazen güller serdim, bazen de yerdim Bütünü kavrayan, “çile”yi anlar
Taşla harç karmadan, duvar olur mu? Çobandan akıllı, davar olur mu? Vazifesiz bir zerre var olur mu? Kâinat nizamı, “alâ”yı anlar
Karlı dağdan, kâr bağışlayan neci? Deniz ortasında itfaiyeci (!) Gören gözü aldatmak mı?.. ne feci Ölmeden okunan, “salâ”yı anlar
Pazar kurulmuş da, satılan nedir? Altımızda oynak, kaygan bir sedir Bahçıvan güle dost, Hakk’a köledir Başa geçirilen “file”yi anlar
Anlamaya mahkumuz biz anlamak! Hissedip de, yol boyunca çınlamak Çirkef ruha, bulaşmadan yanlamak dostlar, “belâ”yı anlar O’na daim |
|